ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yaptırım uygulama kararı aldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump’ın Amerikalıların UCM tarafından yargılanmasına asla izin vermeyeceğini belirtti. Bu kararın, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) eski yargıcı Navanethem “Navi” Pillay’ın 2026 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesinden kısa bir süre sonra gelmesi dikkat çekti. Yaptırımlar, mahkemenin operasyonel kabiliyetlerini felç etmeyi hedefliyor.
Bakan Rubio, yaptırımların mahkemeye ve üye devletlere ABD’nin endişelerini giderme fırsatı tanıyacak şekilde yapılandırıldığını ifade etti. Taleplerin karşılanmaması halinde yaptırımların yürürlüğe gireceğini vurguladı. Rubio, UCM’nin tehditlerine son vermesi gerektiğini veya ortadan kaldırılacağını dile getirdi. ABD, büyük kısmı UCM’nin parçası olan müttefiklerinden mahkemeyi dizginlemelerini beklediğini aktardı.
ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımların altı ay sonra yürürlüğe gireceğini duyurdu. Açıklamada, iletişim, yazılım, ödeme, emeklilik ve tutuklularla bağlantılı işlemler için bazı istisnalar uygulanacağı kaydedildi. 2002 yılında soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından sorumlu bireyleri yargılamak üzere kurulan UCM ile ABD yönetimi uzun süredir ihtilaf yaşıyor. Yeni yaptırım kararı, mahkemeye hizmet sağlayan şirketleri hedef alıyor.
ABD’nin UCM’ye yönelik yaptırım kararına Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler’den (BM) tepki geldi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kararı kınayarak uluslararası ceza adaleti arayışına ciddi bir darbe vurduğunu belirtti. Guterres, yaptırımların mahkemenin görevini yerine getirme ve mağdurlar için adaleti sağlama kapasitesini olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
UCM’ye ev sahipliği yapan Hollanda ile AB, mahkemenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli adımların atılacağını bildirdi. Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yaptırımların yürürlüğe girmesine kadar geçecek altı aylık sürede ABD ile diyaloğun sürdürülmesinin kritik olduğunu vurguladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da UCM’nin uluslararası ceza adaleti sisteminin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Kallas, mahkemenin uluslararası hukuk kapsamındaki en ağır suçlardan sorumlu kişileri yargıladığını belirtti. UCM’nin çalışmalarının korunmasının AB için öncelik olduğunu kaydeden Kallas, ABD’nin yaptırım niyetini açıklamasının ardından UCM Başkanı Tomoko Akane ile görüştüğünü aktardı. Yüksek Temsilci, altı aylık sürenin diyalog için bir fırsat sunduğunu dile getirdi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), son dönemde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Bu karar, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırıları ve soykırım iddiaları nedeniyle savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle alınmıştı. UCM’nin bu tür yüksek profilli kararları, ABD’nin mahkemeye yönelik tutumunu etkileyen önemli gelişmeler arasında yer alıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]