ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açtığı şubat ayından bu yana, varlık fiyatları dalgalı bir seyir izliyor. Taraflardan gelen açıklamalar, piyasalardaki oynaklığı artırarak enerji fiyatları ve merkez bankalarının faiz politikaları beklentilerini etkiledi.
Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim beklentileri, artan enflasyonist baskılar ve olası faiz artırımı tahminleriyle yeniden şekillendi. Bu durum, altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin fiyatlarını doğrudan etkiledi.
Yılın ilk iki ayında yükseliş eğiliminde olan altının onsu, ocak ayında 4.313 dolardan 5.600 dolara kadar çıkarak rekor kırmıştı. Şubat ayını da yüzde 8,5 artışla 5.263 dolardan tamamlayan ons altın, mart ayında Orta Doğu’daki gelişmelerle birlikte değer kaybetmeye başladı. Mart ayını yüzde 11,32 düşüşle 4.667 dolardan kapatan ons altın, bu düşüşle 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerilemesini yaşadı. Nisan ve mayıs aylarında da sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 1,77 değer kaybeden ons altın, mayıs ayını 4.540 dolardan tamamlayarak üst üste üç ay boyunca düşüş trendini sürdürdü.
Endüstriyel kullanım alanları da bulunan gümüşün onsu, yıla 71 dolardan başladı ve ocak ayında 121,7 dolar ile rekor seviyeye ulaştı. Şubat ayını da yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan gümüş, mart ayında Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle sert bir düşüş yaşayarak 61 dolara kadar geriledi. Mart ayını yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan, nisan ayını ise yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolardan kapatan gümüş, mayıs ayında yüzde 2,1’lik bir artışla 75,3 dolara yükselerek iki aylık düşüş serisini sonlandırdı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]