SON GELİŞME
--:--:--

Amaçsızlığın Bedeli: Kaybolan Gençlik, Sessiz Bir Çöküş

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Amaçsızlığın Bedeli: Kaybolan Gençlik, Sessiz Bir Çöküş

Amaçsızlığın Bedeli: Kaybolan Gençlik, Sessiz Bir Çöküş

Psikoloji ve sosyoloji alanında uluslararası yayınları, aile yapısı, eğitim, suç ve suçluluk psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer; bireysel sorunların arkasındaki toplumsal dinamikleri cesurca ele alan akademisyenlerden biri.

Uluslararası literatürde çok sayıda atıf alan çalışmaları; özellikle aile-toplum-suç ilişkisi, değişen dünya düzeninde gençliğin kırılganlığı ve modern toplumda anlam kaybı üzerine önemli bir referans noktası oluşturuyor.

Son dönemde uyuşturucu bağımlılığı ve gençlik üzerine yaptığı değerlendirmeler ise yalnızca akademik çevrelerde değil, toplumun geniş kesimlerinde yankı uyandırıyor. “Amaçsızlığın Bedeli” başlığı altında, kendisiyle hem gençliğin neden kaybolduğunu hem de bu kaybın arkasındaki görünmeyen nedenleri konuştuk.

Hocam, son yıllarda uyuşturucu kullanımının genç yaşlara indiğini görüyoruz. Siz bu tabloyu nasıl okuyorsunuz?

Bu tabloyu yalnızca bir “madde sorunu” olarak okumak büyük bir hata olur. Uyuşturucu, meselenin kendisi değil; çoğu zaman sonucudur. Asıl problem, gençlerin hayata dair bir anlam ve yön duygusu geliştirememesi.

Gençler bugün mutlu olmak için değil, hissetmemek için madde kullanıyor. Bu, çok ciddi bir alarmdır.

Toplum genellikle bağımlılığı bireysel zayıflıkla açıklıyor. Siz buna katılıyor musunuz?

Hayır, kesinlikle katılmıyorum. Bu yaklaşım, sorumluluğu bireyin üzerine yıkıp sistemi temize çıkaran kolaycı bir bakıştır. Oysa bağımlılık, çoğu zaman varoluşsal bir boşluğun, ailede, eğitimde ve toplumsal yapıda oluşan kırılmaların sonucudur.

Ben yıllardır şunu söylüyorum:

“Suçlu birey mi, toplum mu, yoksa dünya mı değişti?”

Bu soruya tek taraflı cevap veremeyiz. Ama bildiğimiz bir şey var: Aile yapısı zayıfladığında, anlam aktarımı kesildiğinde ve genç yalnız bırakıldığında, madde devreye giriyor.

Bu noktada sıkça Victor Frankl’a atıf yapıyorsunuz. Neden?

Çünkü Frankl, bugünü yıllar öncesinden tarif etmiş bir isim.

“İnsan hayattaki varolma amacını bulamadığı takdirde, kendini hazlarla cezalandırır” sözü, bugün yaşananların özeti niteliğinde.

Uyuşturucu burada bir haz aracı değil; kendini uyuşturma biçimi. Genç, acıyla baş edemediğinde ya da hayatın anlamını kuramadığında, geçici bir susturucuya yöneliyor.

Modern toplum gençleri neden bu noktaya sürüklüyor?

Zygmunt Bauman’ın da vurguladığı gibi, modern toplum gençlere çok şey vaat ediyor ama çok az şey öğretiyor. Başarıyı, hızı, görünürlüğü anlatıyor; fakat “neden yaşamalıyım” sorusuna cevap vermiyor.

Byung-Chul Han’ın dediği gibi, gençler artık baskı altında değil; boşluk altında eziliyor. Sürekli “kendin ol”, “mutlu ol” deniliyor ama bunun nasıl yapılacağı öğretilmiyor. İşte bu belirsizlik, gençleri savunmasız bırakıyor.

Psikiyatri bu sürece nasıl bakıyor?

Psikiyatrik açıdan baktığımızda, Irvin Yalom’un çok net bir tespiti var: Birçok bağımlılık vakasında tedavi edilmesi gereken şey madde değil, anlamsızlık.

Rollo May ise anlamdan kopan bireyin zamanla kendine düşman kesildiğini söyler. Genç başkasına zarar vermek istemez; ama kendini de koruyamaz. Uyuşturucu, bu iç savaşı geçici olarak susturur. Ama bedeli ağırdır.

Peki hocam, “kayıp gençlik” ifadesi size ne düşündürüyor?

Ben “kayıp gençlik” yerine “kaybettirilen anlam” demeyi tercih ediyorum. Gençler kaybolmadı; yönsüz bırakıldı.

Onlara sürekli “başarılı ol” deniliyor ama “ne uğruna” sorusu cevapsız bırakılıyor. Bu boşlukta madde, bir amaç gibi görünmeye başlıyor.

Ama şunun altını özellikle çizmek isterim:

Uyuşturucu kullanan genç, hayattan vazgeçmiş değildir.

Hayata tutunacak bir anlam bulamamıştır.

Bu yazıyı Gelecek Kaygısını Bilimsel Temelde Anlamak ve Dönüştürmek inceleyebilirsiniz.

Son olarak topluma ve ailelere ne söylemek istersiniz?

Bu mesele yalnızca gençlerin meselesi değil. Bu, hepimizin meselesi.

Aile yapısını güçlendirmeden, eğitim sistemini yalnızca başarı odaklı olmaktan çıkarıp değer ve anlam merkezli hale getirmeden bu sorunu çözemeyiz.

Gençleri yargılamak yerine duymayı, suçlamak yerine anlamayı öğrenmeliyiz. Çünkü anlam yoksa, genç kendini yavaş yavaş tüketir. Ve toplum, bunu sadece izlerse, bedelini çok daha ağır öder.

Bu özel ve derinlikli röportaj için Sayın hocamıza bir kez daha teşekkür ederiz. Psikoloji ve sosyoloji alanında uluslararası düzeyde ses getiren çalışmalarıyla Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer; bireysel sorunların arkasındaki toplumsal gerçekliği görünür kılmaya, insanı yalnızca bireysel bir varlık olarak değil, sosyal bağlamı içinde anlamaya davet etmeye devam ediyor.

Aile, eğitim, suç ve gençlik üzerine kaleme aldığı kitaplar ve akademik yayınlar, yalnızca bilim dünyasında değil; toplumun vicdanında da güçlü bir karşılık buluyor. Hocamızın çalışmaları, sorunları yüzeyde tanımlamakla yetinmeyip, onları doğuran yapısal ve kültürel dinamikleri cesurca tartışmasıyla dikkat çekiyor.

Bu röportaj, bize bir kez daha şunu hatırlatıyor:

Gençliği kurtarmak, önce anlamı yeniden inşa etmekle mümkündür.

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer web sitesi üzerinden güncel yazılarını ve akademik değerlendirmelerini takip edebilirsiniz.

Benzer Haberler
Uzmanından Açıklama: Konuşma Bozuklukları Nedir, Ne Zaman Destek Alınmalıdır?
Uzmanından Açıklama: Konuşma Bozuklukları Nedir, Ne Zaman Destek Alınmalıdır?
32. Uluslararası Ses ve Akustik Kongresi, Temmuz 2026’da İstanbul’da!
32. Uluslararası Ses ve Akustik Kongresi, Temmuz 2026’da İstanbul’da!
Amaçsızlığın Bedeli: Kaybolan Gençlik, Sessiz Bir Çöküş
Amaçsızlığın Bedeli: Kaybolan Gençlik, Sessiz Bir Çöküş
SAMM Teknoloji’den Avrupa Hamlesi  Alman abatec’in %80’ini Devraldı
SAMM Teknoloji’den Avrupa Hamlesi Alman abatec’in %80’ini Devraldı
İlaç ve gıda alüminyum ambalaj sektörünün önde gelen şirketi Belkofleks’e yeni ortak
İlaç ve gıda alüminyum ambalaj sektörünün önde gelen şirketi Belkofleks’e yeni ortak
Boğaziçi Üniversitesi’nde Doğu Akdeniz’in Geleceği Ele Alındı
Boğaziçi Üniversitesi’nde Doğu Akdeniz’in Geleceği Ele Alındı
Ülkenin Haber'de Doğru Adresi
Copyright © 2025 Tüm hakları ÜLKENİN SESİ 'de saklıdır. Seobaz Haber Teması