Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre, 2020 akademik yılında 6 milyon 837 bin 313 toplam öğrenci sayısına karşın, 3 milyon 634 bin 91 kadın öğrenci bulunmaktaydı. Kadın öğrenci oranı %49,1 iken, 2025‘te bu oran %53,2‘ye yükselerek tarihi seviyeye ulaştı.
Ön lisans programlarında kadın öğrenci oranı 2020‘de %51,6 iken, geçen akademik yılda %54,4 seviyesine çıktı. Lisans düzeyinde de kadın öğrenci oranı aynı dönemlerde %47,5‘ten %52,4‘e yükselerek erkek öğrencileri geride bıraktı. Doktorada kadınların oranı ise ilk kez erkekleri geçti.
Yüksek lisans programlarında kadın öğrenci oranı 2020‘de %48,2 iken, 2025‘te %50,6‘ya çıktı. Doktora programlarında da kadın öğrenci oranı %47,7‘den %51,3‘e yükseldi. Böylece doktora düzeyinde öğrenim gören kadınların oranı ilk kez erkekleri geçti.
YÖK tarafından alınan kararla, 2023‘ten itibaren Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında 34 yaş üzeri kadınlara ek kontenjan tanımlanarak pozitif ayrımcılık uygulaması başlatıldı. Bu düzenlemeyle eğitimlerine çeşitli sebeplerle ara vermek zorunda kalan 34 yaş üstü kadınlara, üniversiteye başlayarak eğitim hayatlarına yeniden yön verme imkanı tanındı.
Kadın akademisyen oranı da artış gösterdi. Akademik personel sayıları incelendiğinde, 2020 akademik yılında kadın akademisyen oranı %45,3 iken, 2025‘te %46,8‘e yükseldi. Türkiye’deki üniversitelerde toplam akademisyen sayısı ise 179 bin 495‘ten 185 bin 188‘e çıktı.
Araştırma görevlileri arasında kadınların oranı 2020 yılında %51,2 iken, geçen yılın verilerine göre bu oran %55‘e ulaştı. Öğretim görevlisi kadrosunda da kadınların oranı %50,6‘dan %52,1‘e yükseldi. Kadın doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör oranları da artış gösterdi.
Son bir yılda “fırsat eşitliği” alanında 416, “insan hakları” alanında 6 bin 439, “kadın hakları” alanında 1654, “kadına yönelik şiddet” alanında ise 5 bin 384 akademik çalışma gerçekleştirildi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]